Üsküdar- Üsküdar'a Dair

Üsküdar’a gider iken aldı da bir yağmur…

Üsküdar’a gider iken aldı da bir yağmur…
8.355 views
11 Ocak 2021 - 0:20

Osmanlı’daki en eski halk müziği kayıtları bilimsel yapılan bir araştırmayla ortaya çıktı. İstanbul Türküsü olarak da bilinen “Üsküdar’a gider iken”den Ravel bestelerine kadar pek çok eser Edison fonografıyla kayıt altına alınmıştır.

Osmanlı topraklarında alanda yapılmış en eski halk müziği kayıtlarını yapan Hubert Pernot ile Felix von Luschan’ın konuyla alakalı çalışmaları ilk kez tüm detaylarıyla Türkçe literatürde yerini aldı. Pernot’nun 1898-99’da Sakız Adası’nda Yunan dili araştırmaları neticesinde Rum köylülerden kaydettiği ezgilerin Bâbı Âli’den Fransız besteci Ravel’e kadar uzanan hikâyesi çok tuhaf. Luschan’ın arkeoloji araştırmaları için gittiği Zincirli’de Ermeni delikanlı Avedis’ten kaydettiği Türkçe halk şarkılarından tanıdık ezgilere, özellikle İstanbul Türküsü olarak bilinen Üsküdar’a Gider İken’e rastlamak pek şaşırtıcı. Edison fonografıyla taşrada gerçekleştirilen bu kayıtlarla dönemin müzik üretimi, ses arşivleri ve bilim-sanat ortamlarına dair her şey ince ince araştırılmış. “Fonograf Alanda-Erken Dönem Karşılaştırmalı Müzikoloji Çalışmaları ile Türkiye” başlıklı çalışma, bu güçlü içerikle ulusal vede uluslararası literatürde pek çok açıdan ilk olma ünvanına sahip.

Berlin, Fransa, Yunanistan ve Türkiye’yi içeren bölgedeki çalışmaları kapsayan Türk okuyucusuyla buluşturanların Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi (MSGSÜ) İstanbul Devlet Konservatuvarı Müzikoloji Bölümü’nden olan bir ekip. Bu ekipten bir araştırma görevlisi olan Nihan Tahtaişleyen sorularımızı yanıtladı:

Pandemi döneminde böyle geniş kapsamlı bir çalışma nasıl yapıldı?

Kitabın fikir annesi olan Elif Damla Yavuz, ben ve Erdener Önder bir süredir yabancı araştırmacıların Osmanlı coğrafyası ve Anadolu köylerinde yaptıkları kayıtlar ile ilgili çalışıyoruz. 2019 yılında dünyanın en kapsamlı ve eski ses arşivi ünvanına sahip Berlin Fonogram Arşivi’nde 7 ay bir araştırma yaptım. Elif zaten yıllardır Alman araştırmacıların yaptığı çalışmalara hâkim ve yaptığı çevirilerle alana daima katkı sağlayan bir müzikolog. Ela Alpman, Divin Gençoğlan ve İdil Özcan da başlangıçta Fransızca ve İngilizce temel metinleri çevirmekle bu kitaba katkı sağlayacak iken hepimizin dizginlenemez merakıyla iş baya büyüdü. Berlin ve Paris’teki ses arşivleriyle de görüşüldü, Yunanistan’daki akademisyenlerle temas kuruldu. Bulduklarımız sonucunda bu çalışmayı dahada genişletmek ve kitaba dönüştürmek, literatüre katmak boynumuzunda borcu oldu. Erdener de hem arşiv çalışan bir etnomüzikolog hem de Berceste Yayınevi sahibi olarak tam bir destek sağladı. Yani temeli çok evvelden atılmış ama salgın döneminde bir bölümü sonlandırılmış bir çalışma. Dahası da gelecek…

DİLİ SADE…

Kitabın başlığı akademik olduğu için uzman olmayan okuru korkutuyor ama dili sade ve sunulan belgeler çokça etkileyici. Okur bu kitapta ne bulacak?

Evet, akademik bir çalışma ama korkutucu değil. Biz daha çok 20. yüzyılda Avrupa’da ses arşivlerinde olan bilim ve sanat ortaklıklarını, Türkiye’nin bu ortaklıktaki yerini belirten bir fotoğraf çektik. Bu fotoğrafta her bir okuyucu, kendine göre bir detay görerek ve istediği çerçevede bu bilgileri kullanabilecek. Dili de sade. Müzikolog olmayanların da müzikle ilişkisini başka bir boyuta taşıyabileceğimize inanıyoruz. Türkiye’de de ilk kez yayımlanan eski halk müziği notalarını gören müzisyen dostlarım, iyi birer tarih okuyucusu olan dostlarım hatta sosyolog, arkeolog ve arşiv çalışan sanatçılardan da olumlu birer dönüşler aldık. Arşiv kayıtları, notalar, fotoğraflar, Osmanlıca, Fransızca, Almanca ilk elden belgeler, kitapta çok malzeme var… Okuması zor olmasa bile okuyucuyu bilgi bombardımanına tuttuğumuz için arada soluklanmak gerekebilir.

Osmanlı topraklarındaki halk müziği kayıtlarını ne için Türkiye’deki arşivlerde değil de yabancı arşivlerden buluyoruz?

Ne yazık ki Türkiye’de koleksiyonuna kolayca ulaşabileceğimiz kurumsal bir ses arşivine rastlanmadık. İlgili kurumlar Avrupa’daki gibi yeterli devlet desteğine sahip değil veya isteksiz ve içe kapalılar. Bu malzemeye erişmek istediğinizde girişiminiz olumsuz kalıyor. Yine de ticari şirketler, kişiler üzerinden hareket ederek bazı arşiv kayıtlarını yayımlayabiliyorlar. Bu konuya dair dikkati çekmek için Berlin, Viyana ve Paris’teki ses arşivleriyle ilgili detaylı bir bilgi aktardık kitapta. Avrupa, ses arşivlerini tarihsel insanlık hazinesi olarak görüyor. Türkiye’de de bu bilinci ön planda tutmak gerek.

Öte yandan Türkiye’de uzun yıllar başka dillerdeki halk müzikleri kayıtları göz ardı edildi. Rumca, Ermenice, Kürtçe, Süryanice gibi bu toprakların zenginliğini gösteren ezgilere dair kayıtlar daima yabancılar tarafından yapıldı, Avrupa ve ABD’deki arşivlere taşındı. Farklı dillerde olsa da halk ezgileri bu topraklarda yaşayan kültürlerin buluştuğu ortak bir payda. Bu nedenle Sakız Adası’nda Pernot’nun yaptığı Rumca kayıtlar ve Luschan’ın Zincirli’de yaptığı Türkçe ve Kürtçe kayıtları tarihimize işlemek önemliydi. “Üsküdar’a Gider İken’in geniş bir coğrafyadaki dolaşımını görmek şaşırtıcı, onu 12 yaşındaki Avedis’ten dinlemek keyif verici aynı zamanda…

‘GERİ DÖNÜŞLER ÖVGÜ DOLU’
Nasıl geri dönüşler aldınız?

Bizim alanımızda çalışmalarıyla literatüre katkı veren hoca ve meslektaşlarımızın hepsinden gerek yazılı gerek sözlü olarak övgü dolu geri dönüşler aldık. Berlin Fonogram Arşivi’nin yönetimi, Almanya ve Amerika’da arşiv çalışan bazı müzikologlar yayınından sonra yeni önerilerle geldi, kitabı Türkçe de olsa kurumsal ve kişisel arşivlerine kattılar. Türkiye’nin önde gelen üniversite vede kütüphaneleri de kitabı hemen edindi. Değerli klasik kemençe üstadı Derya Türkân en çok heyecanlanan müzisyenlerden oldu. Beni en çok şaşırtan ise konuya uzak olduğunu düşündüğüm caz müzisyenleri dostlarım Çağrı Sertel ve Eylül Biçer’in ilgisi oldu. Özellikle kitabın içinde yer alan ve ilk kez yayımlanan notaların, tarihin derinliklerindeki sesleri bugüne taşıyor oluşu icracıları epey heyecanlandırıyor. İsteyenler kitabı bercesteyayinevi.org adresinden online edinebilir. Çok yakında bu kitaptaki detaylardan başkaca sesli ve yazılı kaynakları müzikseverlere ve akademi camiasına sunacağımızı da eklemek isterim.

POPÜLER FOTO GALERİLER

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.